Duaların kabulüyle ilgili Allah’ın bana verdiği ilim de şudur ki duanın kabul olması için üç temel şart vardır.
Birinci şart: Birinci şart şudur ki dua eden kamil ve ermiş takva sahibi birisi olsun. Çünkü ancak takva sahibi kimse Allah katında makbul olabilir. Takvanın da ince ve daracık yollarını yürüyen ve sımsıkı sarılan birisi olması gerekir; emanetlere sahip çıkan, muttaki ve dosdoğru söz söyleyen dürüst birisi olduğu için Allah’ın sevdiği Allah’ın zati sevgisini bulmuş birisi olması gerekir.
İkinci şart: İkinci şartı şudur ki dua ederken himmeti ve azmi o kadar fevkalade olsun ki hakkında dua ettiği kişiyi canlandırmak için kendisini bile öldürmeye razı olsun ve onu kabirden çıkartmak için kendisini kabre atmayı kabul etsin. Bunun sırrı şudur ki Allah kendi katında makbul olan insanları tek ve inanılmaz güzel çocuğunu seven annesinden daha çok sever. İşte bu yüzden makbul birisinin başkası canlansın diye kendini helak ettiğini, ruhani meşakkate girdiğini ve yalvarıp yakardığını görünce O Rahim ve Kerim Allah’ın zoruna gidiyor ve bu şekilde sevdiği kulun ölmesini istemiyor. O zaman hakkında dua edilen o günahkâr kimsenin günahını affediyor. İster öldürücü bir hastalığa yakalanmış olsun, ister başka bir musibete; O Kudret sahibi Allah öyle sebepler yaratıyor ki hastalığı yok olsun, musibeti bitsin. Hatta bazen bir günahkârın cezası yazılmış çizilmiş bile olsa Cenabı Hakkın (c.c.) katında sevilen ve sayılan kimse haykırışlarla araya girince o bedbaht kişinin nasibi ve kısmeti açılır ve Allah yazılmış çizilmiş emirleri dahi geri alır. Çünkü artık söz konusu olan herhangi bir bedbaht değil, çok sevdiği bir dostudur ve Allah (c.c.) dostlarını incitmek istemez.
Kaynak:
Mü’minun Suresi ve İnsanın Cismani ve Ruhani İlerlemesi-7
