Guy Ritchie tarafından yapılan 2009 yapımı Sherlock Holmes, ünlü yönetmen tarafından yönetilen filmleri neden izlemem gerektiğini bana bir daha kanıtlayan bir film. Daha önce başrolünde Jason Statham’ın oynadığı Revolver, ve yine başrolünde Jason Statham ile Bradd Pitt’in oynadığı Snatch gibi Ritchie’nin bir çok filmini tekrar tekrar izlemiş biri olarak Guy Ritchie koleksiyonuma başrolünde Ironman’den tanıdığım Robert Downey Jr.’ın olduğu Sherlock Holmes’u da eklemiş oldum böylece.
Filmin ilk sahnesinden itibaren sizi neler beklediğini tahmin edebiliyorsunuz. Tabi tahmin derken sahnelerin veya senaryonun akışı değil kastettiğim…film boyunca devam eden gizem ve aksiyondan bahsediyorum. Filmi izlerken Sherlock Holmes’ın muhteşem zekasına hayran kalmamak elde değil.
Kendini kara büyücü ilan ederek ortalığa büyük bir korku salan, filmin ilk sahnesinde yakalanıp idama mahkum edilmesi ve ardından yaptığı binbir tür cambazlıklarla insanları kendisinin ölüp tekrardan dirildiğine inandıran Lord Blackwood (Mark Strong)’u da unutmamak lazım filmden bahsederken. Özellikle “Body of Lies” filmindeki Hani Paşa rolündeki karizmasına diyecek birşey bulamadığım Mark Strong’a kötü karakter olmayı yakıştıramamış olsam da, bunun gereğini üstün oyunculuk yeteneğiyle nasıl yerine getirdiğini görüp kendisini tekrar tekrar takdir ettim.
Filmin sonunda Blackwood’un büyü adı altında yapmış olduğu tüm dalavereler, biri dışında, Holmes tarafından teker teker ifşa ediliyor. Açıklığa kavuşmayan Blackwood kurmacası filmin ilk sahnesinde Blackwood ile Watson karşı karşıya geldiklerinde, Blackwood’un ellerinin arasından çıkan uzun ince cam çubuğu…Filmdeki diğer şeylere baktığımızda pek o kadar önemli görünmüyor belki ama merak ettim doğrusu.
Kısaca özetlemek gerekirse Guy Ritchie, Robert Downey ve Mark Strong üçlemesinin bulunduğu bu filmi kaçırmamanızı tavsiye ediyorum.
http://feedproxy.google.com/~r/BirKalem/~3/hRH3kPomINc/sherlock-holmes-olum-sadece-bir-baslangic
