
Laf ola savaş kese savaşı, laf ola kestire başı..
Aykut KOCAMAN… Öncelikle Aykut Kocaman’ın geçmişine şöylece bir göz atmak istiyorum. 1965, Sakarya doğumlu Eski Milli Futbolcu, Teknik Direktör.
1988-96 seneleri arasında Fenerbahçe formasını giymiş, 212 Maçta 140 gol atmış simgeleşmiş isimlerden.
2000 senesinde, İstanbulspor’dan emekli oldu. Ardından 2000-04 yılları arasında 4 sene üst üste İstanbulspor’u çalıştırdı. Ardından ilerleyen 5 yıla tekabülen sırasıyla Malatyaspor, Konyaspor ve Ankaraspor’u çalıştırdı.
2009/10 sezonunda Fenerbahçe yönetiminde, sportif direktör olarak yer buldu. Sportif direktörlük döneminde de çok takdir ettiğim birisi değildi kendisi. Nedeninden bahsetmek gerekirse, yaptığı transferler, scout raporları vs. Takımı her yönüyle takip eden biri olarak bunlarıda araştırıyordum. Sezon sonunda Daum’un ayrılmasıyla, “Teknik Direktör Olmassam Ayrılırım.” sözleri sonuca Fenerbahçe’nin başına geçmişti Kocaman.

Şimdi Aykut Kocaman yönetiminde Fenerbahçe’nin yaptığı transferlere bir değinelim. İyi ve kötü yanlarıyla.
Öncelikle sezonun en büyük transferi Mamoudu Niang… OM’den geldi, kaptandı; sol kanat özellikli bi Hedef Adam Forvet’ti. 14 Maçta 8 gol gayet güzel. Fakat şöyle birşey varki Niang bu 8 golü ilk maçlarında attı. Yaklaşık bi 10.maçtan sonra tüm takımla beraber oda düşüşe geçti.
Miroslav Stoch.. Chealsea’nin ve Twente’nin genç yeteneği. Her iki kanatta’da oynayabilen, hızlı, ayağa pas yapabilen bir oyuncu. İlk maçında (Young Boys 2-2), harika bir şutla, sağ direğe çarpan topu gol yapmayı başarmıştı. Peki sonra? Stoch ve Dia, kontejan gereği değişmeli olarak yer buldukları için oynadığı maç sayısı pek fazla değil. İkisininde en büyük zaafı, fazla koşmaları. Ne nasıl gibi sorular oluşabilir aklınızda; o yüzden şöyle bir açıklama yapayım. Babam yaklaşık 8 senedir teknik direktör o yüzden bu işlerin fazlasıyla içindeyim. Her zaman şöyle birşey vardır, çok koşan çok yorulur. Kastettiğim olay her futbolcu için geçerli değil. Ama dikkat etmeniz gereken, Dia veya Stoch gibi genç oyuncuların kondisyon ve yaşlarıyla, David Silva, Queresma vs. kondisyon, tecrübe ve yaşları. Demek istediğim Stoch’un zayıf bir oyuncu olduğu değil, aksine hırslı ve yetenekli bir oyuncu. Fakat oyun stili ile vücut yapısı pek uymuyor. Stoch topu önüne atarak, uzun deparlarla rakibi geçmeyi seven bir oyuncu. Takdir edersiniz ki en azından bi yarım saatlik bir süreç sonucu bu fazlasıyla yorucu bir hale gelir. Ve Fenerbahçe gibi, oyuncuların birbirine yakın oynamadığı, 35m’den pas atılmaya çalışıldığı bir takımda, bu tam bir işkencedir. Fakat bunun çözümü futbolcudan değil, organizasyonlardan, buda teknik ekipten geçer.
Serkan Kırıntılı’ya ileride değineceğim.
Bir de Kocaman’ın gençler üzerindeki konsantrasyonu yani beklentileri var. Bunların başlarında; Okan Alkan, Gökay İravul, Berk Elitez gibi 3 isim gelmekte. Oyunların bakılırsa, 3′ü de gerçekten yetenekli fakat Okan Alkan bunların arasında parlayan bir yıldız. Bunu oynadığı tüm maçlarda da göstermeyi başarmıştır. Tamam buraya kadar herşey güzel, gençlere yer veriliyor futbol geliştiriliyor falan filan.. Fakat Kocaman’ın şöyle bir hatası var ki, FAZLA GÜVEN. İstediği kadar yetenekli olsun, 23 yaş altındaki, yani henüz genç klasmanına giren oyuncularda fazla derecede tecrübe eksikliği vardır. Tamam bunun için maçlara alınır şans verilir doğrudur, fakat maçın kaderi bu oyuncuları bağlanmaz, kesinlikle yanlıştır. Bunun sonuçlarını gerek Mert Günok’un hatalarından, gerekse Okan Alkan’ın bugünkü maçta (Yeni Malatyaspor) attığı kendi kalesine gol de örneğidir.
Yinede Kocaman’ın güvenmekte hata yaptığı isimler sadece bunları değil. Bunların yanı sıra Caner Erkin, Serkan Kırıntılı, Christian da gelmekte. Ve Kocaman’ın bir hatası daha, fazla inat yapmakta. Yani şöyle ki şu takımda Caner Erkin’in oynama sebebi oyunu değilde, Andre Santos’dur. Santos’un yaptığı açıklamalar, hareketlerdir. Açıkça her yerde belirtilen bir şekilde Kocaman’ın Santos hakkında olumsuz fikirleri var, ve bunu oyuna, oynatmama cezasıyla yansıtmakta. Bu gerçekten profesiyonellik dışı bir hareket. Hadi neyse, diyelim ki böyle birşey yaptınız, ama sonradan pişman olup, oyunun son 15 dakikasında adamı oyuna almak nedir? Bugünki oynanan Yeni Malatyaspor maçında, yenilen 2 golde açık şekilde Caner Erkin’in hatasıdır. Ve Caner Erkin, kendisinin de belirtmiş olduğu şekilde, ofansif oynayınca başarılı olan, savunması pek kuvvetli olmayan bir adamdır. Çok iyi bir stoperin olur, koyarsın Caner Erkin’in yanına, 1,5 kişilik oynarsa Caner Erkin’de harikalar yaratır. Ama şu gün görüyoruz ki ne Yoseph Yobo, ne Lugano, Bilica, İlhan, Bekir. Hepsi formsuz ve oynayamayan oyuncular. Bu yüzden de sol bek açısından çok fazla bir zaafı var Fenerbahçe’nin.
Tamam Kocaman’a çok fazla yüklendim kabul ediyorum. O yüzden eleştirmek istediğim bir kişi daha varki, bu yönetim değil AZİZ YILDIRIM. Uzaktan bakılınca 4-4lük bir başkan olduğu gerçeğini kimse değiştiremez bu kabulümdür. Fakat benim değinmek istediğim nokta Kocaman ve Yıldırım arasındaki bağ. Bunu şöyle anlatayım, Aykut Kocaman’ın ara transferde 3 isteği vardı; “Bir sol bek, Bir ortasaha göbek, ve Alex’in sözleşmesi.” Aziz Yıldırım ise ona şöyle bir cevap verdi; “Transfer yapıp para harcamayacağız, şampiyon olacak kadromuz var!”. Bugünki maç sonucunda gördük ki, 2.Lig takımına yenilen (Sıralamaya göre 3.lig), Avrupa Kupalarında hiçbir başarıya ulaşamayan, ligte liderin 9 puan gerisinde, gerçekten harika bir kadromuz var!
Kaynak:
KOCAMAN Bir Dram..
